Doğal Yaşamda Parmak Arası Terlik Yapımı

Bazen şehrinden bunaltıcı havasından çıkıp doğaya kendimizi atmak isteriz. Videoda görmüş olduğunuz kişi Avustralya’da yaşıyor ve Kuzey Queensland ormanlarında doğal ortamda yaşam videoları çekiyor. Sizler için bu arkadaşın en güzel videoları yayınlayacağız. Bu videoda kamışlardan ve sarmaşıklardan parmak arası terlik nasıl yapılır ona şahit olacağız. Videolarını izledikçe ne kadar başarılı olduğunu göreceksiniz.

Hayatımız boyunca doğru bildiğimiz 6 yanlış şey

Hayatta yaptığımız öyle durum ve davranışlar var ki bazen sebebini ve nedenini bilmeyiz. Sadece herkes aynı şeyi yaptığı için onalar gibi davranmayı seçeriz. Kimi zaman sürü psikolojisi kimi zamanda olay ve durumlara kafa yormamaktan kaynaklanmaktadır. Bu yazımızda hayatımızda birçok insanın yanlış bildiği ve yaptığı beş durumu aydınlatıyoruz.

Çanta Kullanımı

Sırt çantalarını sırt tarafımıza takıp taşımak bir çok eklem ağrılarını oluşmasına neden oluyor. Omurgamızda meydana gelecek aksaklıklar ve değişiklikler ile sağlığımızdan olabiliriz. Özellikle küçük yaştaki öğrencilerin okul sırt çantaları gelişim dönemindeki çocukların vücut gelişimi için tehdit oluşturuyor. Sırt çantalarını ön tarafımıza alarakta taşıyabileceğimizi unutmayalım.

Yatma Pozisyon

Rahatına düşkün bir çok insan yüz üstü veya sırt üstü yatmayı tercih etmektedir. Yüz üstü yatmak en tehlikeli pozisyondur. Çünkü kas ve bağların gerilmesine neden olur.  Vücudumuz için en ideal yatma pozisyonu ise sağ yan tarafımıza dizlerimizi karnımıza doğru çekerek “cenin” şeklinde yatmaktır. Çünkü pozisyonda midemiz yukarı kısımda kalarak vücut ağırlığı altında kalmazken, dizlerimizi karın bölgesine çekerek diz kapaklarında oluşacak eklem ağrılarına iyi gelmektedir.

Antep Fıstığı Kabuğu

Kabuklu yemişler arasında kabuğunu en zor çıkartığımız ürünlerdendir antep fıstığı. Kaliteli antep fıstığı kolaylıkla kabuğundan ayrılırken orta ve düşük kaliteli olanları zor ayrılmaktadır. Bu yüzden bir çok insan dişlerini kullanmaktadır. Aslında doğru olan  bir antep fıstığı kabuğu ile diğer kabukları açmaktır. Hem tırnaklarınızı hemde dişlerinizi korumuş olursunuz.

Meyve Suyu Kutuları

Marketlerden almış olduğumuz kutu meyve sularını bardaklara dökerken sıkıntı yaşarız. Çünkü dökerken düzenli akmaz ve çevreye damlatırız. Bunun için tıkanıklık yapmayan kapak geliştirildi fakat biz bunu da doğru kullanmıyoruz. Bardağa meyve suyunu dökerken kapak kısmının yukarı kısımda olmasına dikkat edin. Bu şekilde meyve suyu düzgün boşalacak ve tıkanıklık yapmayacaktır.

Telefon Kulaklık Kullanımı

Telefon kulaklıklarını yukarıda resimde olduğu gibi takıyorsanız sizde kulaklığı yanlış kullanıyorsunuz. Çünkü kulak yapısına göre tasarlanmış olan kulaklıklar kulak arkasından gelerek kulağınıza oturmuyorsa kulağınızda durması zordur. Ve kulaklıktan gelen seslerden tam anlamı ile istifade edemezsiniz. Resimde yer alan doğru kullanım şeklini deneyin. Bize katılacaksınız.

Klozet Oturma Pozisyonu

 

Kültürümüzde olmasa da artık bir çok evde klozet bulunmaktadır. İlk kez karşılaşan ve yanlış alışkanlık kazanan bir çok insan klozete yanlış şekilde oturmaktadır. Atalarımız boşuna çömelerek tuvaletlerini yapmıyorlardı. Alaturka tuvaletler bundan dolayı doğru olanıydı. Yukarıdaki resme bakarak sizde klozet tuvaletlerde doğru şekilde oturun. Sağlığınız için önemli olduğunu unutmayın !

Şimdilik bizden bu kadar. Daha fazla paylaşımdan haberdar olmak için Facebook sayfamıza katıl !

Parmaklarınızı bu şekilde tutun (Bakın ne oluyor!)

Şimdi ellerini açın ve iyice bir bakın. Gördüğünüzü sıradan bir el işte diye yorumluyorsanız, bir de refleksoloji uzmanlarından dinleyin. Refleksoloji uzmanları ellerinizde beden ve zihnin güçlendiren sinirsel hücrelerin olduklarını söylüyorlar. Bunun için ellerinizden çok sayıda aktif nokta bulunmaktadır. Birlikte parmak ve el hareketleri ile neler yapabiliriz bir bakalım.

Başparmak: Baş ağrısı ve Endişe-Kaygı

 

Baş parmağımız baş ağrılarında ve endişe durumlarında uyarılması gereken sinirsel hücreler vardır. Sizde zihinsel bir baş ağrısı ve endişe durumlarında, baş parmağınızı beş dakika boyunca yumuşak bir şekilde tutarak ağrılarını ve endişenizi azaltabilirsiniz.

İşaret Parmağı: Kas ağrıları ve hayal kırıklığı

 

Kol, bacak ağrıları ve kas sorunları yaşıyorsanız işaret parmağında bulunan sinirsel hücreleri uyarmanız gerekiyor. Hastalığın hafiflemesine ve hastanın kendini daha iyi hissetmesini sağlıyor. Aynı zamanda hayal kırıklığı gibi psikolojik durumlarda da işaret parmağınıza hafif basınç uygulayarak rahatlayabilirsiniz.

Orta Parmak: Öfke ve Yorgunluk

Son zamanlarda kendinizi diğer günlerden daha yorgun hissediyorsanız ya da basıncınız ile ilgili sorun yaşıyorsunuz orta parmağınıza yine aynı şekilde tutarak 5 dk boyunca hafif basınç uygulayın. Refleksoloji uzmanları orta parmağın çoğunlukla sinir ve öfke ile bağlantılı olduğunu söylemekteler. Başka bir araştırmaya göre karaciğer sorunlarına iyi gelmektedir. Denemekten ne çıkar!

Yüzük Parmağı: Sindirim Sorunları ve Olumsuzluk

Kendinizle ilgili şüpheli şeyler varsa, etrafınızda olumsuz şeylerin olduğunuzu hissediyorsanız, yüz parmağınızdaki aktif sinirleri uyarmanız gerekmektedir. Yüzük parmağına yapılan masaj sayesinde olumsuz düşüncelerden kurtulmak, sindirim ve solunum sistemini düzenlemek mümkün. Egzersizleri yaparken nefes kontrolü yapmayı ve sakin olmayı unutmayın!

Serçe Parmak: Sinirlilik ve Stres

Gelelim en küçük parmağımız olan serçe parmağına. Serçe parmağı benlik duygusu ile bağlantılıdır. Sizi stres altına sokan durumlarda ve sinirlenmenize neden olan olaylarda serçe parmağınıza resimde görüldüğü gibi egzersiz uygulayın. Bu masajlar ile zihinde açılmalar meydana gelerek derinleştiğiniz olaylardan kurtularak daha geniş düşünmenize olanak sağlayacaktır.

Son uyarılar !

  • Egzersizleri her iki eldeki parmak için uygulayın. Örneğin sağ el işaret parmağı ile sol el işaret parmağı.
  • Egzersizleri yaparken sakin olun ve nefes kontrolü yapın. Kendinizi odaklayın.
  • Bilinçsiz şekilde sadece hareketleri yapmaktan uzak durun. Bir el alışkanlığı kazanmayın.

 

Her erkeğin bilmesi gereken giyim kuralları

Başlık pek hoşunuza gitmeye bilir. Kural kelimesi rahatsız etmiş olabilir. Fakat toplumda oluşmuş öyle algılar ve kültürler vardır ki içinizde bulunmuş olduğunuz toplum tarafından kabul görmek ve kendinizi iyi hissetmek bu kurallara uymaktan geçmektedir. Yazı yazımızda erkeklerin giyim konusunda dikkat etmesi gereken hususları konu aldık.

Doğru kravat seçtiniz mi?

Modern toplumun içine oturmuş olan kravat, erkekler için önemli vurucu etkiler taşımaktadır. Hangi renkte kravat taktığınız, ne şekilde taktığınız önemlidir. Ciddi ortamlarda açık renk gömleklerin üzerine koyu renk kravat takmalısınız. Kravat alımında daha mat renkler tercih ederek bir çok gömleğinize uyum sağladığı görürsünüz.

Bedeninize tam oturan gömlek tercih edin

Almış olduğunuz gömleğin bedeninize tam oturduğuna emin olun. Bu doğru yapabilmek içinde boyun bölgesi ve kol uzunluğunuzu bilmeniz size yardımcı olacaktır. Bunun yanında omuz kısımlarındaki dikiş kısımlarının omuzlarınıza tam oturmasına dikkat edin. Yan kısımlardan gömleğin sarkmaması gerekiyor. Bu sizi daha büyük beden gösterecektir.

Ceketin doğru seçimi

Takım elbiselerin bir parçası olan ceketi, vücut tipinize göre seçmeniz gerekir. Ceket omuz kısımları sizin tam omuz uçlarında bitmelidir. Ceket vücudumuzu sardığı için rahat hareket etmek için ne dar nede bol olmalıdır.  Rahat hareket etmek için iki düğmeli ceketlerde üst düğmeyi bağlayın. Üç düğmeli ise estetik açısından ortadaki düğmeyi bağlayın.

Pantolon kesimi ile boyun uyumu

Bel bölgesi sizi rahatsız etmeyecek şekilde kavramalıdır. Kemer desteği olmadan pantolon belinizde durmalıdır. Bu kısımda sol olarak düşük bel pantolonlardan uzak durun. Pantolon kesimine gelince, kesim yukarıdan aşağıya doğru darlaşarak devam etmelidir. Çünkü baldır kısmı ile kaval kemik kısımının çapları birbirinden farklıdır. Estetik bir görünüş iş için bu şekilde olmasına dikkat edilmelidir.

Cüzdanı arka cebinize koymayın

Cüzdanı sağ veya sol arka cebinize koymanız durumunda arka kısmınız asimetrik görünecektir. Bedenen sizi kavrayan pantolon cüzdanı koymuş olduğunuz taraftan kasacak ve istenmeyen çizgiler oluşturacaktır. Zamanla da cep bölgesinde deformasyon neden olarak pantolonun şeklini bozacaktır.

Bu havuzlarda yüzmeye cesaretin var mı?

Havuzlar özellikle yaz aylarında vazgeçilmez eğlence ve serinlenme alanlarıdır. Bir çok insan deniz ve sahil yerine daha kolay ulaşılabilir havuzları tercih etmektedir. Ama Dünya üzerinde o kadar değişik havuzlar bulunmaktadır ki eğlence ve serinlemenin yanına adrenalin de içermektedir. Listesini yaptığımız yüzme yerlerinde yüzmeye cesaret edebilecek misiniz?

1. Şeytan Havuzu – Victoria Şelalesi 

Yukarıda görmüş olduğunuz bu yer tamamen bir doğal oluşumdur. Bir çok sosyal medyada görmüş olabilirsiniz. Bu yer Zambiya ve Zimbabwe arasında yer alan Victoria Şelalesi üzerinde yer almaktadır. Şelalenin tam aşağıya düşüm noktasında bir havuz oluşmuştur. Bu havuz “Şeytan Havuzu” olarak biliniyor. Yüzerken suya kapılıp şelaleden uçmak an meselesi.Yüzmek cesaret işi yada aptallık. Her ne derseniz artık.

2. Kanlı Havuz – Tayland Karon

Görmüş olduğunuz bu havuzda birileri öldürülmedi. Filmlerde sık rastlamış olduğumuz havuzda ölüm sahnelerinden esinlenerek özel yapılmış bir havuzdur. Havuz Tayland’ın Karon sahillerinde özel bir otel tarafından yaptırılmıştır. Her ne kadar gerçek kan içermese de insanı ürpermektedir.

3.Sonsuzluk Havuzu – Bali

Yüzmüş olduğunuz havuz uçsuz bucaksız bir okyanusu andırıyorsa bu sizi korkutabilir. Olimpik bir yüzücü değilseniz sizi yorabilir bu havuz. Yukarıda resimde yer alan havuz özel tasarım ile yapılmıştır. Havuz Okyanus ile bir bütünmüş gibi izlenimi vermektedir. Aslında sırtınızı havuzun kenarına yasladığınızda süper bir manzara var. Sonsuzluk hissinin vermiş olduğu rahatlama ve huzurda işin cabası. Giden olursa yorum kısmına yazsın.

4. Sky Tower – Mexico City

Dünya’nın en kalabalık şehirlerinden biri olan Mexico City’de yer alan Sky Tower kuş evlerine yapılan havuzlar mimarlığı bir başka boyuta taşıyor. Göze çarpan en dikkat çekici olan ise binalara balkon gibi yapılan havuzları. Bu mimarlık Dünya’da bir çok örneği oluşmaya başladı. Yükseklik korkusu olanlar bu binalardan uzak dursun.

5. Vahşi Havuz – Serengeti Tanzanya

Otel sektöründe hizmet o kadar farklılaştı ki otel sahipleri ne yapacağını şaşırdı. Resimde yer alan havuz ortamı safari turlarının yapılan alanlarda yer alıyor. Havuzda yüzerken vahşi hayvanların avlanması seyredebilirsiniz. Siz yüzerken bir filin havuzdan su içtiğine şahitte olabilirsiniz. Aslanı, sırtlanı, zürafasını bilmiyorum ne yapar !

Diz ağrısı için doğal çözümler

Diz ağrısı, kemik yapılarından kaynaklanan insanlar arasında çok sık rastlanan bir rahatsızlıktır. Diz noktası; diz bağı, diz kapağı ve diz kıkırdaklarından oluşmaktadır. Eğer yürümede zorlanıyor, diz kitlenmesi, toparlama, şişkinlik ve kızarıklık belirtiler varsa diz sorunu yaşıyor olabilirsiniz. Bu yazımızda diz ağrısı için ev ilaçları, egzersiz, otlar ve daha fazlasını ele aldık.

1.Kilonuzu dengeleyin

Vücut kilonu endeksinin normalin üstündeyse diz ağrısına neden olmaktadır. Vücudumuzun ağırlığından en çok diz bölgesi etkilenmektedir. Fazla kilolarınız varsa kurtulmanız gerekir. Kilonuz dengelendiği zaman doğal olarak diz ağrılarınız hafifleyecektir.

2. Dinlenin ve rahatlayın

Diz ağrısı oluştuğunda, yeterince rahatlamak için dinlenmeniz gerekir. Rahatladığınız da stresiniz azalmış olacaktır. Ağrılarınızın azalmasını sağlayacaktır. Bu yapmak içinde nefes egzersizleri ve çeşitli meditasyon yöntemleri kullanabilirsiniz.

3. Uykuya yeterli zaman ayırın

Doğal olarak diz ağrısı çözmek istiyorsanız gece uyku için yeterli zamanı ayırmalısınız. Diz ağrıları nedeni ile uykudan uyanmalar meydana gelebilir. Uyku düzensizliklerine neden olabilir. Fazla mesai yaparak veya kendinizi zorlayarak sağlığınızı daha da kötü hale getirmeyin.

4. Sıcak ve soğuk tampon uygulayın

Diz ağrınız şiddetlendiği zaman ısıtmış olduğunuz havlu veya sıcak su torbaları ile tampon yaparak uygulayabilirsiniz. Aynı yöntemi soğuk tampon olarak da kullanabilirsiniz. Bir buz torbası veya soğuk su ile yıkanmış havlu kullanabilirsiniz. Akşamları uymadan sıcak banyo yapmanızda işe yarayacaktır. Mümkünse kaplıcalara gitmeyi ihmal etmeyin.

5.Zerdeçal

Zerdeçal, doğal bir ağrı kesicidir. Bu bitki iltihab kurutucu, kanseri önlemekte ve kan dolaşımını arttırır. Zerdeçal eklem ağrıları, morluk, ayak burkulmasında ilaç olacak kullanılmaktadır. Zerdeçalı yemeklerinizde kullanarak faydalarından yararlanmalısınız. Bunun için zerdeçal yemek tariflerine göz atın.

6.Zencefil

Zencefil mutfaklarda çok sıklıkla bulunmaktadır. Kolayca market ve pazarda bulunabilir. Zerdeçal gibi zencefilde diz ağrısı tedavisinde etkili olmaktadır. Zencefil, kas, baş ağrılarına, adet sancılarına, mide bulantısına ve romatizmaya iyi gelmektedir. Her gün zencefil çayı içerek ağrılarını azaltabilirsiniz.

7. Kedi otu kökü

Ağrınızı dindirmek içim kedi otu kökü kullanmalısınız. Bu bitki çok uzun zamanlardan beri ağrıların şifasında, stresin azalmasında ve uykusuzlukta kullanıla gelmiştir. Kedi otu kökünü çay olarak günlük içebilirsiniz.

 

Kepekten kurtulmanın yolları

Kafa kaşıntısı olan insanların her gün yüzleşmesi gereken bir çok sorun bulunmaktadır ve bunların en çok rahatsız edeni kafa deri kaşıntısıdır. Kaşınan kafa derisi her zaman toplum içinde rahatsız etmektedir. Buda kendimize karşı güvensizlik hissetmemize neden olmaktadır. Bu sebeplerden dolayı hastalıklar hakkında daha fazla bilgi edinmek ve tedavi konusunda yardımcı olacaktır.

 

Bu yazımızda kafa kaşıntısına neden olan nedenleri sıralayacağız ve tedavi noktasında bizlere yardımcı olacaktır. Yazımızda dermatologların en çok tavsiyeleri göz önüne alınmıştır. Siz de kafa kaşıntısı sorunları yaşıyorsanız yazımızı okumaya devam edin.

Kepek, kafa kaşıntısı oluşumunda en önemli nedenlerden biridir. Genellikle ergenlik dönemleri olan 13 yaş ile 50 yaş arasında ortaya meydana gelmektedir. Kepek sorunu nüfusun %50’de görülmektedir. Kafa derisinde ince, beyaz ve gri renklerde bir katman ve kaşınma hissi ile kendini göstermektedir. Kafa derisindeki hücreler kepek etkisine bağlı olarak dökülür. Döküntü omuz bölgelerinde pul pul şeklinde beyaz ve gri renklerde görülmektedir.

Sizlerde doğal olarak en kısa sürede kepeklerden kurtulmak için aşağıdaki tavsiyelerimizi uygulayın.

1.Saçınızı düzenli olarak yıkayın

Düzenli saç yıkaması sağlık saç ve saç derisinin anahtar tavsiyesidir. Kepek oluşumuna neden olan ölü hücrelerin temizliğini sağlar. Saç derisini aşırı kurumasına neden olmayacak şekilde 2-3 günde gerekirse her gün saçlarınızı yıkayınız.

2.Doğru saç fırça seçimi

Doğal yollar ile kepeğini yok etmek istiyorsanız, duş alırken kullandığınız saç fırçanızı doğru seçmiş olmanız gerekir. Seçmiş olduğunuz fırçanın deride bulunan yağ tabakasını iyi dağıtıyor olması gerekir. Fakat saç dökülmesine neden olan saç ve saç diplerine zarar veren fırçalardan uzak durunuz.

3.Stresi azaltın

 

Günlük hayatta yaşımız olduğunuz stres sadece saç dökülmesine neden olmaz aynı zamanda saç derisinde kepeklenmeye neden olan yan etkilere sahiptir. Stresli durumlarda baş gelmesini bilmelisiniz. Sizi strese her ne sokuyorsa ondan sonra çeşitli spor veya müzik aktiviteleri ile stresi dağıtmalısınız.

4.Sağlıklı gıdalar tüketin

Sağlıklı yiyecekler tüketmek sağlığınızı korumada önemlidir. Besin eksikliğine bağlı olarak saç derisinde ölü hücrelenme olabilir ve bu kepek sorununa neden olabilir. Özellikle B6 vitamini ve çinko bakımından zengin olan yiyeceklerin tüketilmesi gerekir.

5. Muz ile karışım hazırlayın

Evde ilaçı olarak tavsiye edeceğimiz ürünlerin başında muz gelmektedir. Muzu sirke ile iyice karıştırarak, kalın bir maske ile saçınıza fırça yardımıyla uygulayın. 10 dakika boyunca masaj yapın. 1 saat içerisinde su ve hafif bir şampuan ile yıkayın. Bu sadece ölü saç derisi yenilenecektir.

6. Bebek yağı kullanabilirsiniz

Bazı bebek yağları kepeği kaldırmak için uygulayabilirsiniz. Bir bebek yağını 10 dakika masaj yaparak uygulayın. Sabah kalktığınızda yıkayın.

7.Yumurta yağı

Yumurta yağı saçların kök hücrelerini canlandırır. Kepeği ortadan kaldırmak ve parlak saçlara sahip olmak için kullanabilirsiniz. Yumurta yağ içerisinde omega-3 asitleri içermektedir. Sadece gece boyunca 10 dakika masaj yaparak uygulayın ve sabah uyandığınızda yıkayıp, durulayın. Yastığınız kirlenmemesi için saçınızı bir havlu ile sarın. Alternatif olarak güzel bir maske yapmak için yumurta sarısını kullanabilirsiniz.

Kepek tedavisinde saçların sık yıkamak ve kepeğe karşı şampuan kullanmak tavsiye edilmektedir. Hafif kepek  sorunlarında çinko ve selenyum bileşenleri içeren şampuanlar kullanmalısınız. Ağır kepek sorunları yaşıyorsanız reçeteli antifungal şampuan kullanmalısınız.

Cildiniz size özel olduğunu unutmayınız. Piyasada bulunan her kepek şampuanın sizin kafa derinize iyi geleceğini düşünmeyin. Bunun için saç deri analizi sağlayan tıp merkezlerinden yardım alın. Sonuçlara göre şampuanı belirleyin. Sorunun büyük kısmını çözecektir.

Defne yaprağını yaktıktan sonra bakın ne oluyor!

Defne yaprağı öyle bir bitki yaprağı ki yemeklerinize tat vermenin yanı sıra insanın ruh halini de değiştiriyor. Antik Roma ve Yunanistan’da tıbbi ilaç olarak kullanılan defne yaprağı sıcak su ile kaynatılıp içildiğinde bir çok hastalığa şifa oluyor. Anti-baktariel özelliği ile gribe iyi geliyor.

Bazı evlerde sıradışı bir koku alırsınız. Aldığınız bu koku size huzur verir ve her gittiğinizde iyi hissedersiniz. Peki bu kokunun ne olduğunu hiç merak ettiniz mi ? Defne yaprakları insanların ruh hallerini olumlu yönde değiştirdiği biliniyor. Defne yaprakları ile evinizde güzellikler katmak mümkün. Gerekli olan malzemeler gayet basit.

  • Defne yaprağı
  • Çelik bir kap

Defne yapraklarının hızlı yanmasını göz önünde bulundurmanız gerekiyor. Defne yaprağını tutuşturduktan hemen sonra odanın içine sinen rahatlatıcı bir koku ile karşılaşacaksınız.  10 dakika ardından tamamen gevşediğinizi hissedeceksiniz. Defne yapraklarının yermiş olduğu gevşeme ve huzurun içindeki kimyasal maddeler olduğu tahmin ediliyor. Sağlığınızda gözle görünür iyileşmeler görmeseniz de evinizin harika koktuğunu hissedeceksiniz.

Defne yaprağının faydaları bununla sınırlı değil. Özellikle yaz aylarında evimizi istila eden karasinek, sivrisinek ve hamam böceği gibi haşereleri evinizden uzak tutmaktadır. Kimyasal ürünler kullanmadan ve bunlara para harcamadan doğal olan bu yöntemi kullanın.

Yazımızı arkadaşlarınız ile paylaşmayı, facebook sayfamıza abone olmayı unutmayın.

Elinizde 5 trilyon bakteri tutuyorsunuz !

Mutfaklarımızda bulaşık süngeri olmazsa olmaz. Elde yıkanan bulaşıklar olsun, makineye atılan bulaşıklar olsun bulaşık süngeri kullanırız. Peki sürekli bulaşık temizlediğimiz bu süngerler ne kadar temiz? Almanya’da bulunan Furtwangen Üniversitesi, mikrobiyoloji bölümününde yapmış olduğu araştırmalarda bulaşık süngeri uzun süreli kullanıldığında 5 trilyon bakteri üretmektedir. Bu bakteri sayısı tuvalet atığından daha fazla olduğu ortaya çıktı.

Bulaşık süngerleri ıslak ve sıcak ortamlarda daha fazla bakteri üreterek 10 trilyondan fazla bakteri üretebilmektedir. Bu bakteriler bulaşık süngerinin bir temizlik aracı olmaktan çıkartarak, etrafa hastalık taşıyan bir araca dönüştürmektedir.

Sağlıklı bulaşık süngeri için alınabilecek önlemler

  • Süngeri kullandıktan sonra ıslak bırakmamak için iyice sıkın.
  • Süngeri sıcak yerlerden bırakmayın.
  • Bulaşık süngerini çok sık kullanıyorsak, 2 haftalık aralıkla değiştirin.
  • Süngeri kaç hafta kullandığını unutmamak için not alın.
  • Bulaşık süngerini temizlemek için sıcak su tavsiye edilmektedir. Fakat sıcak suyu sadece sabunun köpürmesi ve süngere yedirilmesi için kullanın. Sonra iyice durulayın.

 

Tırnak üstündeki bu siyah çizgiye dikkat edin!

Kanser her geçen gün artıyor. Çoğu insan kanser olduğunu ilerleyen zamanlarda anlayabiliyor. Düzenli sağlık kontrollerini yaptırmayan insanlar kanserin öldürücü olduğu safhada hastalığından haberdar olabiliyor. Kanser türleri farklı belirtiler gösterebiliyor.

Aşağıdaki resimde göreceğiniz üzere, bir güzellik uzmanı tırnağı üzerinde oluşmuş siyah çizgiyi tespit ederek müşterisini uyardı. Bu tırnağın sahibi “Jean” adlı bir bayan. Olay devamında şu şekilde gelişti; Güzellik merkezinde bulunanlar siyah çizgi üzerinde çeşitli yorumlar yaptılar. Kalsiyum ve demir eksikliği olduğunu söyleyenler oldu. Oje ile kapatılabilir tavsiyesinde bulundular. Fakat güzellik uzmanı bunun bir kanser belirtisi olduğunu biliyordu ve Jean’a doktora gitmesini tavsiye etti.

Jean, hastaneye gitti ve doktor onun agresif bir melanom (kötü huylu kanser türü) olduğunu söyledi. Güzellik uzmanın farkına varması ile Jean hastalığı ilerlemeden erken teşhis konuldu. Jean bu durumu facebook hesabından paylaşarak insanları uyardı.

Sizlerde vücudunuzda oluşan farklı değişiklikleri gözardı etmeyin. Derinizde, tırnaklarınızda oluşan farklı şeylere dikkat edin. Çünkü bazen ciddi hastalıkların habercisi olabiliyor. Hastalığı erken tespit etmek hayat kurtarıyor.

Yazımızı daha fazla insana ulaştırmak için arkadaşlarınız ile paylaşın.